Kategoriler
tarihte kadın hakları

Çin tarihinde kadın hakları

Sevgili okurlar bugün Çin’de kadın haklarını konu alacağız. Çin’de ilk dönemler kadının yeri doğum olayında erkeğin rolü bilinmediği için kutsallaştırılmıştır. Kadının karnında hayata yeniden gelme inancı onu ileriki zamanlarda ‘Ana Tanrıça’ statüsüne kadar getirmiştir. Kadının bu kutsallığı fiziksel gücün ön plana çıkması ile birlikte kadın yavaş yavaş ikinci plana düşmüş günümüz ataerkliği yayılmaya başlanmıştır. patriarkal komünler en sonda 2000 yıl süren köle toplumuna dönüşmüş ve kadının adı Çin tarihi sayfalarında ikinci sınıfa itilmiştir. İki bin yıl süren kölelik toplumundan M.Ö. 221’de Qin Hanedanlığı ile birlikte feodalizme geçilmiştir. Çin’de kadınlar evlenmeden önce babalarına, evlendikten sonra kocalarına ve kocaları öldükten sonra oğullarına itaat etmek zorundadır. Ataerkil öğreti çok uzun zamandan beri zihinlere bu şekilde kazınmıştır. Erkek çocuğuna sahip olmak kadına statü kazındırır. Bu yüzden erkek çocuğuna sahip olmak çok önemlidir. Kız çocuğuna evlenip gidecek misafir gözüyle bakılır. Erkek çocuk doğduğunda yatakta yatırılıp en güzel oyuncaklar verilirken kız çocuğu doğumu daha çok yas havasındadır ve yerde yatırılarak ‘misafir’ izlenimi verilir. Çin’de bilinen ilk tarihçi kadınlardan Ban Zhao (M.S. 45- 116) kadınlara öğüt vermek amaçlı yazdığı kitapta; (Lessons for Women) kadınlar yüksek sesle gülmemeli, eşlerinin sözünden çıkmamalı gibi öğütler bulunmaktadır. Kadınların ikinci planda olmasının kadınlar tarafından da bir doğa kanunuymuş gibi algılanmasının iki bin yıl öncesi de olsa en güzel kanıtlarından biridir. Kadınların ikinci planda olmayı içselleştirmesi ne yazık ki günümüzde hala mevcuttur. Neredeyse tüm toplumlar kadını zamanında ikinci plana atmış bugün Çin’de kadın hakları üzerine kanunlar olsada halen kadınlar ikinci planda kadınların dayanışması sayesinde bu durum değişebilir.

Kategoriler
Uncategorized

KADININ TOPLUMDA Kİ YERİ

21. Yüzyılda olmamıza rağmen kadın erkek eşitliği tam olarak sağlanamamış bir çok toplumda kadına köle gözüyle bakılmaya devam ediyor. mesela neden önce erkekler yemek yiyor daha sonra kadınlar yiyor? ya da neden erkekler masada kadınlar yer sofrasında yemek yiyor? bunların hepsi eşitsizliğin en büyük belirtileri. Kadınların da direnişiyle bu durum değişebilir. Düşünsenize erkeklerle kadınlar aynı sofrada yemek yiyor. kadınlarda erkeklerle birlikte masada yemek yiyor. kızların okuma oranı artıyor.elbette ki bunların hepsi çok güzel hayaller gelin hep beraber bu eşitliği sağlayalım. Burada aileninde çok büyük etkisi var mantık çerçevesinde düşündüğümüzde bu eşitliğe inanmayan bir aileden bu eşitliğe inanan bir çocuğun çıkması çok zordur.